Reklam
Yunus Said Destebaşı

Yunus Said Destebaşı


Devletin Hafızasından Kaçış Yok

11 Eylül 2026 - 20:41

Türkiye bir kez daha şunu gösterdi: Devlet bazen sessiz kalır, fakat asla unutmaz.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü, MİT Başkanlığı ve EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı tarafından yürütülen operasyon sonucunda; 2017 yılından bu yana firari olarak aranan ve uluslararası uyuşturucu ticareti yaptığı belirtilen suç örgütünün lideri İslam Yakut’un İstanbul’da yakalanması, yalnızca bir operasyon haberi değildir. Bu gelişme bana göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin istihbarat, emniyet ve adli kapasitesinin geldiği noktayı gösteren önemli bir örnektir.

Yıllarca farklı ülkelerde saklanmak, farklı isimler ve yöntemler kullanmak, kriptolu haberleşme sistemlerinin arkasına sığınmak bazı suç örgütlerine geçici bir güven duygusu verebilir. Ancak Türkiye'nin güvenlik bürokrasisi açısından zaman kavramının farklı işlediğini artık herkesin anlaması gerekiyor.

Devletin hafızası uzundur.

Bugün bulunamayan, yarın bulunabilir.

Bugün saklanan, yarın yakalanabilir.

Bugün kendisini güvende hisseden, bir gün adaletin karşısına çıkabilir.

ANOM ve SKY ECC gibi kriptolu haberleşme sistemleri üzerinden örgüt üyelerine talimat verildiğinin tespit edilmesi de operasyonun yalnızca sokak takibiyle sınırlı olmadığını ortaya koyuyor. Burada istihbarat, teknik takip, uluslararası iş birliği, emniyet çalışmaları ve savcılık koordinasyonunun birlikte yürütülmesinin hayati önemini görüyoruz.

Üstelik söz konusu yapı, iddialara göre İran ve Afganistan’dan Avrupa'ya eroin; Avrupa'dan Türkiye'ye ise sentetik uyuşturucu sevkiyatını organize eden uluslararası bir ağın parçasıydı. Ortada yalnızca para kazanmak isteyen bir suç örgütü yoktur; gençlerin hayatını, ailelerin geleceğini ve toplumun huzurunu hedef alan küresel bir zehir ticareti vardır.

İşte devletin büyüklüğü tam da burada ortaya çıkar.

Devlet sadece sınırlarını koruyan bir yapı değildir. Devlet; vatandaşının evladını zehirden koruyan, sokaktaki güvenliği sağlayan, suç örgütlerinin finans ağlarını takip eden, yıllarca firari kalan şüphelinin izini süren ve sonunda onu adaletin karşısına çıkarabilen büyük bir organizmadır.

Benim açımdan bu operasyonun en net mesajı şudur: Suç örgütleri dünyanın neresine giderse gitsin, devletin iradesinden daha büyük bir saklanma alanı yoktur.

Türkiye'nin güvenlik kurumlarının birlikte yürüttüğü bu tür operasyonlar, suçla mücadelenin artık yalnızca bir ülkenin sınırları içerisinde değerlendirilmediğini de gösteriyor. Uyuşturucu baronlarının parası olabilir, bağlantıları olabilir, teknolojik imkânları olabilir... Fakat karşılarında hukuk içerisinde hareket eden, istihbarat üreten, takip eden ve gerektiğinde yıllarca sabırla bekleyen bir devlet vardır.

Ve devlet sabreder.

Çünkü devletin görevi öfkeyle hareket etmek değil; delili toplamak, ağı ortaya çıkarmak ve şüpheliyi adaletin önüne çıkarmaktır. Bugün İstanbul'da gerçekleştirilen bu yakalama da bana göre bu anlayışın en somut örneklerinden biridir.

Devlet büyük olduğu zaman, suç örgütleri küçülür.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum